İspanya’da yaşanan göçmen krizinin arkasında İsrail mi var ?

Geçtiğimiz hafta Kuzey Afrika’daki İspanyol toprağı Sebte’de (Ceuta) yaşanan ve en az 70 kişinin ölümüyle sonuçlanan 60 bin kişilik dev bir göç krizi yaşandı.

Middle East Eye’ın haberine göre İsrail’in Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Danny Danon, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda İspanya ile alay ederek, “İsrail’e ders verme fırsatını hiçbir zaman kaçırmayan İspanya, göç politikası krizinin ardından Sebte’de olağanüstü hal ilan etti” ifadelerini kullandı.

İspanya bölgede herhangi bir olağanüstü hal ilan etmemişti.

İsrail Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir ise denizden cesetler toplanırken İspanya Başbakanı Pedro Sanchez’i hedef alarak, “Hamas’a ve Gazzelilere büyük ilgi gösteren biri olarak sizi eyleme geçmeye çağırıyorum: İspanya’nın kapılarını açın ve Gazzelilere sığınak sağlayın” diyerek kışkırtıcı açıklamalarda bulundu.

Fas kapıları açtı 70’ten fazla insan hayatını kaybetti

Krizin saha boyutunda ise büyük bir insani trajedi yaşanıyor. Fas devletinin, Kral 6. Muhammed’in talimatıyla Sebte sınır kapılarını açtığı ve halka “İspanya yolunun açık olduğu” mesajını verdiği öne sürüldü.

Sınırı geçmeye çalışan 60 binden fazla kişiden en az 70’i boğularak veya ezilerek hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenler arasında Moghreb Atletico Tetuan takımında oynayan Faslı kadın futbolcu Faten Ben Omar El Azizi de bulunuyor.

İspanyol basınına sızan bilgilere göre, İspanyol istihbarat birimleri sınır kasabası Fnideq’e çok sayıda otobüsün kaydırıldığını tespit ederek hükümeti günler öncesinden uyardı, ancak bu uyarılar göz ardı edildi

İspanya Başbakanı Pedro Sanchez, daha önce Batı Sahra konusunda Fas’ın özerklik planını desteklemiş ve Fas’ı 2030 Dünya Kupası ev sahipliği ortaklığına dahil etmişti.

Tüm bu jestlere rağmen Rabat yönetiminin Madrid’e karşı böyle bir hamle yapması, arkasında daha büyük güçlerin olduğu yönündeki şüpheleri artırdı.

İspanya bedelini ödeyecek: Washington Tel Aviv ve Rabat ittifakı mı?

Avrupa Politika Analiz Merkezi (CEPA) Uzmanı Denis Cenusa, İsrail’in resmi ve gayriresmi kanallar vasıtasıyla anti-İspanyol söylemleri köpürttüğünü belirterek, “Bu durum, İspanya’nın Filistin davasındaki kararlı duruşuna ve ABD-İsrail’in İran eylemlerine karşı çıkmasına verilen açık bir misillemedir” değerlendirmesinde bulundu.

Gelişmelerin tesadüf olmadığını düşündüren ana unsur ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun aylar önce yaptığı tehdit. Netanyahu, Sanchez hükümetini kendisine karşı “diplomatik savaş” yürütmekle suçlamış ve “İsrail, kendisine saldıranlara karşı sessiz kalmayacak, İspanya bunun bedelini hemen ödeyecek” demişti.

Öte yandan, ABD Temsilciler Meclisi Bütçe Komitesi’nin yayımladığı raporda, Sebte ve Melilla’nın “Fas topraklarında yer alan İspanya kontrolündeki şehirler” olarak tanımlanması ve statülerinin müzakere edilmesi çağrısı yapılması, Washington’ın da süreçteki rolünü gözler önüne serdi.

İspanya Ulaştırma Bakanı Oscar Puente, sosyal medyada yaptığı paylaşımda krizin arkasındaki iddialara dikkat çekerek, “Washington, Tel Aviv ve Rabat’taki bazı isimler, güvenlik güçlerimizin plajlarda çocukları taradığı görüntüleri elde etmek istedi” ifadesini kullandı.

Etiketlendi: