ABD-İran savaşında Çin neden müttefiğini yalnız bıraktı?

ABD-İran savaşında Çin

ABD ve İsrail’in, Çin’in Orta Doğu’daki en yakın ortaklarından biri olan İran’ı hedef alması ve İran liderinin öldürülmesi sonrası Pekin’den sert açıklamalar geldi.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD ve İsrail’in müzakereler sürerken İran’a saldırmasını “kabul edilemez” olarak nitelendirdi. Wang, “Egemen bir ülkenin liderine açıkça suikast düzenlenmesi ve rejim değişikliği çağrısı yapılması daha da kabul edilemez” ifadelerini kullandı.

Wall Street Journal’in haberine göre Wang, pazartesi günü İran Dışişleri Bakanı Abbas Araghchi ile yaptığı telefon görüşmesinde Çin’in “İran’ın egemenliğini, güvenliğini, toprak bütünlüğünü ve ulusal onurunu koruma çabalarını desteklediğini” söyledi.

Bu bağlamda Pekin’in Tahran’a sunduğu destek, büyük ölçüde diplomatik söylemle sınırlı kaldı.

Pekin’in önceliği ne?

Analistlere göre Çin, Orta Doğu’da uzun süreli bir çatışmanın parçası olmaktan kaçınarak kendisini “uluslararası düzenin savunucusu” olarak konumlandırmaya çalışacak. Aynı zamanda savaş sonrasında İran’da kim yönetimde olursa olsun o aktörle çalışmaya hazır bir pozisyon almaya hazırlanıyor.

Bu yaklaşım, Çin’in yakın ortaklarından biri olan Venezuela’da ABD’nin Ocak ayında Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalaması sonrasında izlediği sınırlı destek politikasını hatırlatıyor. Benzer bir tutumun, ABD’nin Küba’ya yönelik olası bir adımı karşısında da sergilenebileceği değerlendiriliyor.