Hasipoğlu: Rum tarafı bizi Maronitler gibi Ermeniler gibi görüyor

Hasipoğlu

Ulusal Birlik Partisi (UBP) milletvekili Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs Postası TV’de Canan Onurer’in hazırlayıp sunduğu “Sabahın Haberleri” programına katılarak, Kuzey Kıbrıs’taki Rum mallarının satışı ve emlak sorunu konusundaki görüşlerini paylaştı.

Oğuzhan Hasipoğlu, Rum lider Nikos Hristodulidis’in adanın yönetimi ve ada etrafındaki zenginliklerin paylaşımı konusundaki tutumunu eleştirdi.

Hasipoğlu, Rum tarafının Kıbrıs Türkler ile yönetimi ve zenginlikleri paylaşmak istemediğini belirterek, Hristodulidis’e yönelik yaptığı eleştirileri dile getirdi.

Hasipoğlu, Hristodulidis’e hitaben, “Bizimle bu adanın yönetimini paylaşmaya hazır mısın? İzolasyon ve ambargoları kaldırmaya hazır mısın?” sorularını yönelttiğini ifade etti. Hristodulidis’in 20 yıl önce “hayır” dediğini hatırlatan Hasipoğlu, “Şimdi 300 milletvekilinin önünde ‘anlaşmamız lazım’ diyorsun” dedi.

Hasipoğlu, Hristodulidis’in Kıbrıs Türk tarafına yönelik ambargo ve izolasyon iddialarını kabul etmediğini belirtti.

“BİZİ MARONİTLER GİBİ ERMENİLER GİBİ GÖRMEKTEDİRLER”

“Hristodulidis bana, ‘Bana ne izolasyonundan bahsediyorsun, sen buraya hangi pasaportla geldin, biz bütün Kıbrıslı Türklere, Maronitlere ve Ermenilere verdiğimiz gibi pasaport veriyoruz, ambargo ve izalasyonu kabul etmiyorum’ dedi” şeklinde konuşan Hasipoğlu, bu cevabın Hristodulidis’in kafasındaki gerçek çözüm modelini ortaya koyduğunu savundu.

Hasipoğlu, “Bizi Maronitler gibi Ermeniler gibi görmektedirler. Bu zihniyet olduğu müddetçe bizim bir çözüme ulaşmamız mümkün değildir” dedi.

Hasipoğlu, Kıbrıs’ta mülkiyet meselelerinin önemli bir konu olduğunu vurguladı ve Annan Planı kabul edilseydi mülkiyet sorununun çözüme kavuşturulabileceğini belirtti.

Kıbrıs Türk halkı için öngörülebilir bir mülkiyet rejiminin önemli olduğunu ifade eden Hasipoğlu, “Halkımız, üzerine yatırım yaptığı toprağın kendisine ait olduğunu ve bunun devlet güvencesinde olduğunu bilmelidir” dedi.

Rum tarafının müzakere masasında olsun ya da olmasın değişmeyen bir zihniyete sahip olduğunu belirten Hasipoğlu, 2009 yılında başlayan Orams davasını hatırlatarak, “O dönemde Sayın Talat Cumhurbaşkanıydı ve ciddi müzakereler vardı. Ortak bir görüşme zemini vardı ama çöktü. Sonra Eroğlu Cumhurbaşkanı oldu. Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) her zaman çözüm istediğini söyler ama hiç samimi olmadılar. Mülkiyet rejimini ve sistemi sorguladılar” dedi.

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar’ın suçlandığını ifade eden Hasipoğlu, “Rumlar, ‘Siz iki devletli çözümü ortaya koydunuz, bu yüzden harekete geçtik’ diyor. Bunu kabul etmiyoruz. Rumlar hiç samimi değiller” dedi.

Hasipoğlu, uluslararası hukuk bağlamında zamanında çok tartışılan Taşınmaz Mal Komisyonu’nun kurulduğunu ve GKRY vatandaşlarına çözüm sunduklarını, bu kapsamda Rumlara 470 milyon ödeme yapıldığını belirtti. Hasipoğlu, “Biz Kıbrıslı Rumlara bu çareleri sunarken ve ödeme yaparken, GKRY Kıbrıslı Türklerin malları ile ilgili ne yapıyor? Ne çare sunuyor? Para sorulunca, ‘Çözüm olursa öderiz’ mantığındalar” diye konuştu.

Hasipoğlu, bu konuyu Avrupa Birliği parlamentolarında gündeme getirmeye başladıklarını vurguladı ve “Kendi içimizde konuya belli bir yere kadar çare bulabiliriz ama mahkemelerde, uluslararası parlamentolarda sesimizi duyurmalıyız. Bu iki rejim farkını ortaya koymalıyız. Siz Rum tarafı olarak hem çözüme hayır diyeceksiniz hem de hukuki çareler bulmaya çalışacaksınız? Bu samimiyetsizliktir” ifadelerini kullandı.

1974’ten önce 103 Türk köyünü yağmalayanın Rumlar olduğunu söyleyen Hasipoğlu, “Bugün bir bakıyorsunuz, Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nde tartışılan Maraş raporudur. Bir grup Kıbrıslı Rum’un bütün Rum tarafının uzlaşmaz tutumundan sonra gündeme getirdiği konu budur. Hem bütün çözümlere hayır diyorlar ki evet deseler bugün Maraş problemi olmayacaktı. Tamamen samimiyetsizler” dedi.

Oğuzhan Hasipoğlu, Kıbrıs’taki iki rejim farklılığının uluslararası platformlarda gündeme getirilmeye devam edilmesi gerektiğini belirtti.

KAYNAK: KIBRIS POSTASI