Erdoğan’dan Brüksel’e ‘Made in Europe’ mektubu

Avrupa Komisyonu Başkanı

Middle East Eye’ın haberine göre  Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, geçen ay Avrupa Komisyonu Başkanı’na gönderdiği mektupta kamu ihalelerinde “Made in Europe” otomotiv ürünlerine öncelik tanıyacak yeni AB düzenlemesine ilişkin endişelerini iletti.

Konuyla ilgili bilgi sahibi yetkililer, Middle East Eye’a Erdoğan’ın mektubu 4 Aralık’ta gönderdiğini söyledi. Yetkililere göre mektup, Ankara’nın Türkiye’nin bu tür girişimlerde “üçüncü ülke” konumunda değerlendirilmesinin bölgesel değer zincirleri ile Türkiye-AB Gümrük Birliği açısından riskler yaratacağı yönündeki uyarısının parçası.

AB’den yeşil sanayi için yerel içerik şartı

AB’nin taslak teklifine göre Birlik, batarya, güneş ve rüzgar bileşenleri ile elektrikli araçlar gibi kritik yeşil teknoloji ürünlerinin kamu alımlarında yerel içerik payına ilişkin asgari şartlar getirmeyi planlıyor. Düzenleme ile AB, stratejik sektörlerde kendi sanayisini güçlendirmeyi hedefliyor.

Plan kapsamında, kamu kurumlarının yeni araç filoları alımlarında artık sadece “en düşük fiyat” kriteri belirleyici olmayacak.

Türkiye’nin otomotiv ihracatının %72’si AB’ye

Türkiye ile AB, Ankara’nın üyelik sürecinin bir parçası olarak 1995 yılında Gümrük Birliği’ni hayata geçirmişti. Anlaşma sanayi ürünleri ve işlenmiş tarım ürünlerini kapsarken hizmetler, ham tarım ürünleri ve dijital ticaret gibi alanları kapsamıyor.

2025 yılında Türkiye’nin AB’ye otomotiv ihracatı 30 milyar dolar civarında gerçekleşti. Bu rakam, toplam otomotiv ihracatının yüzde 72’sine karşılık geliyor.

Taslak düzenlemede AB ülkelerinin ürünlerde belirli bir oranda “Avrupa menşeli” içerik sağlaması gerektiği belirtilirken; AB ile serbest ticaret anlaşması bulunan ülkeler için bazı istisnaların uygulanabileceği ifade ediliyor.

Gümrük Birliği’nin kapsamı tartışma konusu

Erdoğan’ın mektubunu ilk duyuran T24 yazarı Barçın Yinanç, pazar günü yayımlanan yazısında taslağın AB’nin uluslararası yükümlülüklerini korumaya devam edeceğini güvence altına aldığını belirtti.

Yinanç’ın aktardığına göre iş dünyası temsilcileri, Türkiye ile AB arasındaki Gümrük Birliği’nin de bu uluslararası yükümlülük tanımı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyor.

Türkiye kapsam dışında

Öte yandan söz konusu taslak metin “Made in Europe” tanımına AB üye ülkelerinin yanı sıra Avrupa Ekonomik Alanı’na dahil İzlanda, Norveç ve Lihtenştayn’ı dahil edip Türkiye’yi kapsam dışı bırakıyor.

MEE’ye konuşan bir yetkili, düzenlemenin bu hafta açıklanmasının beklendiğini ancak Avrupa Parlamentosu ve Konsey’de uzlaşmanın aylar, hatta bir yıl sürebileceğini belirtti. Aynı yetkili, Türkiye’nin AB ile benzersiz ekonomik entegrasyonu nedeniyle istisnalar için hala alan bulunduğuna dikkat çekti.

Konuyla ilgili açıklamalarda bulunan bir kaynak Middle East Eye’a Türk şirketlerinin AB’deki lobi faaliyetlerinde geç kaldığını vurgulayarak “Türk firmaları Avrupa’nın en büyük üreticileri arasında yer almasına rağmen uzun yıllardır resmi kurumların yürüttüğü lobi faaliyetlerine bel bağladı. Artık bizim şirketlerimizin de Amerikalı veya Çinli firmalar gibi doğrudan ve sürekli lobi yapması gerekir” sözlerini kullandı.