Venezuela ile ABD’li şirketler arasındaki tazminat krizi

Venezuela ile ABD’li şirketler

ABD Başkanı Donald Trump’ın Venezuela’ya ilişkin, “Tüm enerji haklarımızı elimizden aldılar, kısa süre önce petrolümüzü yasa dışı şekilde aldılar” sözlerine rağmen, Venezuela’daki millileştirme süreci onlarca yıl öncesine dayanıyor.

Venezuela, petrol sektörünü millileştirmesi nedeniyle ABD’li şirketlere tazminat ödemelerine rağmen Washington, ülkeyi “petrol çalmakla” suçluyor; ekonomistler ise iddianın asılsız olduğunu belirtiyor.

Washington Post’un aktardığına göre, Venezuela’yı 1908–1935 yılları arasında yöneten Juan Vicente Gomez, üç yabancı petrol şirketine ülkenin petrol piyasasının yaklaşık yüzde 98’ini kontrol etme imkânı tanıyan imtiyazlar verdi. Bu dönemde Venezuela, dünyanın en büyük ikinci petrol üreticisi ve en büyük ihracatçısı konumuna yükselirken, petrol ülkenin toplam ihracatının yüzde 90’ından fazlasını oluşturuyordu.

Ancak Gomez’ten sonra gelen yönetimler, ekonomi üzerindeki devlet denetimini artırma hedefiyle hareket etti. Eski Devlet Başkanı Isaias Medina Angarita döneminde 1943’te çıkarılan yasayla, yabancı petrol şirketlerinin elde ettikleri kârın yarısını devlete aktarması zorunlu hale getirildi.

Bu sürecin devamında, 1976’da ülkede faaliyet gösteren ve aralarında Exxon ile Mobil gibi ABD merkezli şirketlerin de bulunduğu yüzlerce yabancı ve özel firmanın işlettiği petrol sahaları millileştirildi. Petrolün arama, üretim, rafinaj ve ihracat faaliyetleri, devlet petrol şirketi Petroleos de Venezuela S.A. (PDVSA) bünyesinde toplandı. Hugo Chavez’in devlet başkanı seçilmesinin ardından ise 2007’den itibaren devletin petrol sektöründeki payı daha da artırıldı.

ABD Başkanı Donald Trump’ın 18 Aralık 2025’te Venezuela’ya ilişkin olarak, “Tüm enerji haklarımızı elimizden aldılar, kısa süre önce petrolümüzü yasa dışı şekilde aldılar” sözlerine rağmen, Venezuela’daki millileştirme süreci yönetimlerin onlarca yıla yayılan politikalarının sonucu olarak değerlendiriliyor.

Yabancı şirketlerin tazminat süreci

Millileştirme kararları, Exxon ve Mobil’in 1999’daki birleşmesiyle oluşan ExxonMobil’in yanı sıra, daha sonra Chevron adını alan Gulf Oil ve Hollanda merkezli Shell gibi şirketleri olumsuz etkiledi. Dönemin basınına göre, Venezuela’daki ham petrol üretiminin yüzde 70’inden fazlasını gerçekleştiren bu firmalar yaklaşık 5 milyar dolar zarar etti; ancak her birine 1 milyar dolar tazminat ödendi.

ExxonMobil ve ConocoPhillips, yeni sözleşme koşullarını kabul etmeyerek tahkime gitti ve toplamda yaklaşık 40 milyar dolarlık tazminat talebinde bulundu. Buna karşılık Chevron ve İspanya merkezli Repsol gibi şirketler yeni anlaşmalar yaparak ülkedeki faaliyetlerini sürdürdü. Chevron, Venezuela’da kalmaya devam eden tek ABD’li şirket oldu.

Uluslararası Ticaret Odası, 2012’de ExxonMobil’e 908 milyon dolar, 2018’de ise ConocoPhillips’e 2 milyar dolar tazminat ödenmesine hükmetti. Dünya Bankası’na bağlı Uluslararası Yatırım Anlaşmazlıklarının Çözümlenmesi Merkezi de 2014’te ExxonMobil için 1,6 milyar dolar, 2019’da ConocoPhillips için 8,7 milyar dolar tazminat kararı aldı. Ancak Venezuela, hiper enflasyon ve yaptırımlar nedeniyle bu ödemelerin tamamını henüz gerçekleştiremedi.