Başçeri: BM çözümsüzlüğe hizmet ediyor

Başçeri

Türkiye Cumhuriyeti İletişim Başkanlığı tarafından organize edilen “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” panel serisinin bugünkü oturumu, Concorde Otel’de gerçekleştirildi.

Türkiye Cumhuriyeti Lefkoşa Büyükelçisi Ali Murat Başçeri, konuşmasında BM’nin Kıbrıs meselesindeki tutumuna yönelik dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Kıbrıs sorununun uzun yıllardır BM’nin gündeminde olmasına rağmen çözüme kavuşturulamadığını vurgulayan Başçeri, “Geçen sene adadaki 60. yıl dönümünü kutlayan BM Barış Gücü, bir 60 yıl daha kalmak için çözümsüzlüğe hizmet etmeye devam etmektedir” dedi.

BM Barış Gücü’nün, dünyada eşi benzeri görülmemiş bir şekilde yalnızca meselenin bir tarafı tarafından finanse edildiğine dikkat çeken Başçeri, “Dünyadaki örneklerine baktığınızda bu tektir. Ev sahibi ülke barış gücünü finanse etmektedir. KKTC sınırları içinde, ev sahibi ülke anlaşması imzalamadan faaliyet göstermesi, KKTC’nin resmi makamlarının iyi niyetli iş birliğine borçlu olduğu unutulmamalıdır” ifadelerini kullandı.

Başçeri, her yıl KKTC’nin onayı alınmadan, yalnızca Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin verdiği rıza ile BM Barış Gücü’nün görev süresinin uzatıldığını belirterek, bu durumun barış gücünün meşruiyetini sorgulattığını söyledi. BM’nin adadaki iki tarafa eşit davranmadığını vurgulayan Başçeri, “Rum tarafının çok sayıda ara bölge ihlaline göz yumulurken, insani bir proje olan Yiğitler-Pile yolunun yapımının hakkaniyetsiz bir şekilde engellenmesi, tarafsız olunmadığını bir kez daha ortaya koymuştur” dedi.

“Adadaki barışı Türk Silahlı Kuvvetleri sağladı”

Büyükelçi Başçeri, Kıbrıs’ta barışın 1974 yılında Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından sağlandığını belirterek, “Bu barışın yılmaz koruyucusu olmaya devam edeceğiz” dedi. BM ve dünya kamuoyunun, Kıbrıs Türk halkına başarısızlığı kanıtlanmış modelleri dayatmasının kabul edilemez olduğunu vurgulayan Başçeri, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs meselesindeki adil yaklaşımına güvendiklerini belirtti. “Genel Sekreter Guterres’in, adada taraflar arasında ortak bir zemin bulunmadığını kayda geçirmesi, adil yaklaşımının önemli bir göstergesidir” diye konuştu.